3 May 2012

Birleşme noktasını gösteren müthiş slogan!..


Siyasetteki ideolojik yozlaşma pervasızlığa ulaşırsa, ne bürokraside ciddiyet kalır ne de devlet yönetiminde...
Halkın teveccühü üzerinden başlayan şımarıklık bizzat halkın değerleri ve ideallerini tehdit etmeye başlarsa, ülkede ne huzur kalır ne de gelecek beklentisi!..
AKP’nin üçüncü kez yüzde 50 oy alarak iktidara gelmesinin ardından yaşanan süreç işte bu şımarıklığın başlattığı yıkım dönemidir... Bu dönem laik cumhuriyetin geleceği açısından ciddi tehlikeler de içermektedir!..
Çünkü hedefte Anayasa var... Yani ulusumuzun her köşesinde, her etnik ve inanç yapısından gelen milyonlarca insanı bir şemsiye altında toplayan Anayasa...
2.cumhuriyet” safsatasının temellerini attıklarına inananlar, yıkım hedeflerine yasal kılıf hazırlamak için çok tehlikeli bir mücadele içindeler!..
Bir rövanş mücadelesidir ki bu; toplumda büyük bir kırılma yaratacak, yaşanacak olası bir kaos ülkenin geleceğinde sıkıntılara yol açacak!..
Bu kadar siyasetçinin, aydının, gazetecinin ve askerin “Ergenekon” iddiasıyla içeride tutulmasının, topluma yönelik sindirme politikalarının asıl nedeni işte budur; Direnç noktalarını kırmak ve boş meydanda at koşturmak!..
Peki ya diğer cephede yani cumhuriyetin gidişatından endişe duyanların cephesinde neler oluyor?..
Aslında, toplumun yarısından fazlası ne yazık ki ülkede olup bitenlerin farkında bile değil...
Bu sıkıntı; okumayan, yazmayan, düşünmeyen, sorgulamayan her toplumun kangrenleşmiş yarasıdır!..
Tehlikenin farkına vardırmak!..
Tüm bu duyarsızlığa rağmen freni boşalmış kamyon gibi çevresini dağıtarak ilerleyen AKP, eskisi gibi toplumda güven vermiyor... Bu güvensizlik başlangıcı küçük de olsa bir umudun ilk kıvılcımları sayılabilir...
Son bir ayda dolaştığım kentlerde, AKP’ye oy verenler bile hükümetin, cumhuriyetin temellerine yönelik taarruzlarından büyük sıkıntı duyuyor...
Özellikle eğitim birliğine yönelik yaratılan erozyon toplumdaki kaygıyı arttırıyor.
Çünkü seçeneksizlik yüzünden ve özellikle ekonomik gerekçelere dayanarak AKP’ye oy verenler, Atatürk ilkelerine yönelik saldırılardan çok rahatsız...
Zaten bu rahatsızlık, AKP’nin yaptırdığı anketler üzerinde de de bir alarm zili etkisi yaratmıştı!..
Toplum özellikle milli bayramlara yönelik saldırılar konusunda AKP’ye anket üzerinden uyarılar da göndermişti...
Ancak tüm bunlar, toplumun en az yarısının gidişattan habersiz olduğu gerçeğini değiştirmiyor... AKP’nin pervasızlığı işte bu duyarsızlıktan cesaret alıyor!..
CHP ve MHP’nin halen Anayasa görüşmeleri içerisinde yer almaya devam etmesi ise toplumun, güven duyulacak merkezler konusundaki kaygısını da arttırıyor!..
Bir avuç insan işte ulusun tamamını kötü gidişattan haberdar etmek, tehlikenin farkına vardırmak için çırpınıyor...
Bugüne kadar 20 kentte en az 20 bin yurttaşın katılımıyla düzenlenen Milli Anayasa Forumu (MAF), Anayasa’ya yönelik tehdit konusunda toplumda bir direnç oluşturmaya çalıştı...
MAF’ın sloganları da, toplumun her katmanında şüphesiz kabul görecek bir içerikte seçildi...
Bu kurultayı kaçırmayın...
Bir grup duyarlı siyasetçi ve aydının girişimiyle, Anayasa’ya yönelik tehdit konusunda toplumu uyandırmaya çalışan MAF’ın sloganı aslında çıkış yolunu da gösteriyor... Müthiş bir sloganda, rotayı gösteren bir çıkış yoludur bu...
Bu slogan, paranın gücünde birleşmiyor...
Siyasetin çevirdiği rant tezgahı da bu sloganı ilgilendirmiyor!..
İşbirlikçilikte ve ihanette de birleşmiyor bu slogan...
Döneklikte, devekuşu sendromunda da bir araya gelmiyor!..
Köşe dönmecilik, adam kayırmacılık da birleşmenin merkezi değil!..
Bütünleşmenin hedefi olarak; çalma çırpma, yeme yedirme ve kadrolaşma da seçilmemiş!..
Aralarında Hüsamettin Cindoruk, Şahin Mengü ve Ferit İlsever’in de bulunduğu 11 kişilik MAF Düzenleme Kurulu’nun sloganı o kadar güçlü o kadar etkili ve o kadar kucaklayıcı ki, düşünebilen hiçbir yurttaşın karşı gelmesi olanaksız:
Atatürk’te birleştik...”
İşte cumhuriyet üzerindeki tehdide dikkat çeken ve cumhuriyetin geleceği konusundaki rotayı da işaret eden gizemli ve de kucaklayıcı slogan budur...
Ülkenin sağcısı, solcusu, muhafazakarı, aydını yani her çevreden; kaygısı cumhuriyet olan herkesin, bu birleştirici, umut verici ve ışık saçan slogana sahip çıkması yaşamsal önem taşıyor...
Milli Anayasa Kurultayı bugün Ankara’da Yeni Mahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi’nde toplanacak...
Kurultayda, siyasetin çok önemli isimleri de, cumhuriyetin geleceği üzerindeki tehlikelere dikkat çekecek, uyanın diye yumruğunu masaya vuracak...
Anadolu kentlerinde yapılan 51 Anayasa forumunda ele alınan konular işte bu kurultayda masaya yatırılacak.
Bu kurultayın sonucu aslında önceden bellidir... Çünkü bu sonuç zaten başlangıçta belirlenen sloganların ruhuna işlemiştir... İşte kurtarıcı ve birleştirici sonucu gösteren Milli Anayasa Kurultayı’nın sloganları:
Atatürk’te birleştik...
Vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin birliğini koruyacağız...
Tek yürek Türkiye, bölünme Anayasa’sına hayır!..
Yurtta barış, dünyada barış...
Yaşasın bağımsız, laik demokratik cumhuriyetimiz...
Türk Milleti tartışılamaz...
Ne mutlu Türküm diyene...
Emek en yüce değerdir...
Türkiye’nin aydınlık insanları işte bu sloganlara karşı değilseniz, cumhuriyetin gidişatından kaygı duyuyorsanız ve de en önemlisi Anayasa’ya sahip çıkmak istiyorsanız bu kurultayı kesinlikle kaçırmayınız...

Son Güncelleme: Salı, 01 Mayıs 2012 21:42

Hiç yorum yok: