
PKK’yı örgütten çıkarıp düzenli ordu yapacaklar
Milletten gizlenen AKP’nin de desteklediği plana göre, PKK ‘terör örgütü’ pozisyonundan çıkarılarak ‘savaşan taraf’ haline getirilecek. Böylece, PKK Cenevre Sözleşmesi’nde geçen ‘savaşan taraf’ ya da ‘düzenli ordu’ pozisyonuna getirilecek
İmralı Cezaevi’nde yatan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, TBMM ısrarının perde arkası aralandı. Öcalan ilk olarak BDP’li Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan ile 23 Şubat’ta yaptığı görüşmenin yayınlanan tutanaklarına göre, “Çekilmeden çekilmeye fark var. tek taraflı bir çekilme olmayacak. Çekilme parlamento kararı ile olacak. Başbakanın dediği çekilsinler onlara karışmayız demesiyle olmaz. TBMM onaylayacak, çekilme komisyonla olacak” ifadesini kullanmıştı.
Öcalan daha sonra, 18 Mart’ta görüştüğü BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile diğer BDP’liler Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’e “çözüm planı için TBMM’nin somut adım atması gerektiğini” söylemişti.
Öcalan’ın TBMM ısrarının arkasında, Türkiye’ye dayatılan büyük bir oyun olduğu ortaya çıktı. Bu oyuna göre, PKK “terör örgütü” olmaktan çıkacak, “savaşan taraf” ya da “ordu” pozisyonuna sokulacak.
AKP altyapıyı hazırlıyor
Öcalan’ın “çekilme için TBMM kararı” isteminden sonra AKP de, bu talebin yasal altyapısını oluşturmak için harekete geçti. Başbakan Tayyip Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan ile bir araya geldi. Erdoğan, TBMM’deki makam odasında yapılan toplantıda TBMM’de yapılacakların ele alındığı, bu konuda muhalefetten ve halktan gelecek tepkilerin nasıl göğüsleneceğinin ele alındığı ifade edildi.
Atalay, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, konu ile ilgili gerekli çalışmayı yaptıklarını açıkladı.
Erdoğan, Anayasal suç işledi
Erdoğan’ın “silahlarınızı alın gidin” açıklaması, Anayasa’ya aykırı. Anayasa’nın 6’ıncı maddesinde “Hiçbir kimse/organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” ibaresi yer alıyor. Bu söylem, Anayasa’ya göre suç teşkil ediyor. Şöyle ki;
PKK’lılar, yasalara göre suçlu durumunda. Erdoğan, bu suçluların çekilmesini ve bu çekilme sırasında müdahale olmamasını istiyor. Erdoğan’ın, Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’na da “Çekilme olursa müdahale etmeyin” yönünde talimat verdiği de gündeme gelmişti. Terörizm uzmanlarına göre, bu talimat hem Anayasal suç hem de kanunsuz bir emir. Bir terör uzmanı bu emri şu örnekle açıkladı:
“Bir polisin görevi, suçluyu yakalamaktır. Örneğin suç işlemiş ve aranan hırsızı yakalayan bir polise, bir başkomiser, ‘Bir daha yapmayacak, biz anlaştık, gitmesine izin ver’ diyemez. Bu durum da aynı mantık. Çünkü silahlı PKK’lılar da suçludur ve yakalandıklarında haklarında yasal işlem yapılmaktadır.”
Cenevre Sözleşmesi uyarısı
Öcalan’ın TBMM kararı istemesinin nedeni, PKK’nın yasal taraf haline gelmesini sağlamak. TBMM bir karar alırsa, PKK’ya yasal statü kazandırılacağına dikkat çeken Emekli diplomat Onur Öymen, “Bu durum da PKK savaşan taraf olacak” dedi.
PKK’nın savaşan taraf haline gelmesi durumunda da, 1949 yılında kabul edilen Cenevre Sözleşmesi devreye girecek. Düzenli orduların kendi aralarında savaşalarda ya da savaşan iki tarafla ilgili düzenlemeyi içeren sözleşmenin 3’üncü maddesinde şu ifade kullanılıyor: “Yüksek Âkid Taraflardan birinin toprağında çıkacak fakat bey\-nelmilel bir mahiyet arzetmeyecek olan silâhlı bir ihtilâf takdirinde, ihtilâf halinde bulunacak taraflardan her biri aşağıdaki hükümleri tatbik etmekle mükellef bulunacaktır: 1. Silâhlarını teslim eden silâhlı kuvvetler mensuplarıyla hastalık, mecruhiyet, mevkufiyet dolayısıyla veya diğer herhangi bir sebeple harb dışı olan kimseler de dâhil olmak üzere, muhasamata doğrudan doğruya iştirak etmeyen şahıslara, bilcümle ahvalde, ırk, renk, din veya itikat, cinsiyet, doğum, servet veya bunlara mümasil diğer herhangi bir kıstasa dayanan gayri müsait fark gözetilmeksizin, insani muamele yapılacaktır. Bu bapta, yukarıda zikredilen şahıslara karşı her ne zaman, her nerede olursa olsun, şu muamelelerde bulunmak memnudur: a) Hayata, beden bütünlüğüne kasıtla bilhassa her şekilde katil yani uzvun parçalanması, zulüm azat ve işkenceler ve eziyet, b) Rehine almak,’”
PKK’nın statüyü kazanması da otomatik olarak “savaşan taraf” pozisyonu anlamına geliyor. 8 kamu ve güvenlik görevlisinin rehine gibi teslim edilmesi ve Abdullah Gül’ün PKK’dan “karşı taraf” olarak bahsetmesi de, bu çerçevede değerlendirildi.
Öte yandan Erdoğan, dün Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yaptığı “Meclis’te yasal düzenlemeye ihtiyaç olabilir” açıklaması için ise “Adalet Bakanı’nın açıklamasını ben bilmiyorum, Bunu TBMM’ye getirip, şu an gündemde olan konuların TBMM’de görüşülmesi gibi bir düşüncemiz yok. Nihai açıklamayı halkımıza gerekirse yaparız” şeklinde konuştu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder