11 Ara 2012

Suç Allah’ta mı

Yapılan bir araştırma, dünya nüfusunun % 94’ünün fakir olduğunu ortaya koymuş. Zenginler nüfusun sadece % 6’sını oluşturuyormuş.

Neden dünya nüfusunun neredeyse tamamına yakını fakir?

Geçenlerde eşim Afrikalı bir çocuğun resmini gösterdiğinde uzun uzun düşünmekten, kahrolmaktan kendimi alamadım:

Çocuğun bütün kaburga kemikleri tek tek sayılabiliyordu, ayakları ve kolları sadece kemikten ve deriden ibaretti.

Allah neden böyle yapıyordu?


Allah’ın isim-sıfatlarından biri “Rezzâk”tı…

Yarattığı tüm varlıkların rızıklarını bol bol verendi yani.

Kuran’ı incelediğinizde bunun çeşitli ayetlerde belirtildiğini görebiliyordunuz; Kuran’a göre, Allah her yaratığının rızkını bol bol veriyordu. (Hud, 6; Ankebut, 60 vb.) 

Ama dünya aç insanlarla doluydu!

Örneğin ülkemizde otuz milyon kişi açlık sınırında yaşıyordu, milyonlarca kişi resmen açtı ve bir o kadar kişi de işsizdi.

Allah neden böyle yapıyordu?


Zâriyat Suresinin 58.ayeti mesela:

“Hiç kuşkusuz, Allah Rezzâk’tır, bol bol rızık verir. …”

Ama vermiyordu…

Yoksa dünyadaki bunca aç insan neden var olsundu ki!

Bu işte bir terslik vardı!


Evren 14-16 milyar yaşında, Arz ise 4.6 milyar…

İnsan ömrü ise 70-75 yıl.

Bu muazzam yaratılış karşısında, bir gün yaşayan kelebekler gibiyiz.

Ve bu bir günün tamamını tasa ile, keder ile, kaygı ile, korku ile geçirmek zorunda kalıyoruz:

Bugün eve ekmek götürebilecek miyim, ya işsiz kalırsam, ya kiramı ödeyemezsem, ya yaşlanınca ite kopuğa muhtaç duruma düşersem…

Sürekli kaygı, sürekli endişe, sürekli korku!

İslam’a göre bu günah!

Gelecekten endişe etmek günah, çünkü Allah yarattığı her canlının rızkını bol bol veriyor.

Öyle mi gerçekten?


Bakara 268. ayet çok ilginç bir şey söylüyor:

“Şeytan sizi fakirlikle korkutur, sizi görünür görünmez çirkinliklere sürükler. Allah ise size kendisinden bir bağışlanma ve lütuf vaat eder. …”

Bizi fakirlikle korkutun kimmiş?

Şeytan!

Ama korkuyoruz, en azından bu fakir korkuyor!

Ne yapacağız?

Kim bu şeytan?

*** *** ***

Yunus Suresi’nin 100. ayetini hep çok ilginç bulmuşumdur:

“… Allah pisliği aklını kullanmayanların üzerine bırakır.”

Bakın size tuhaf bir hesaplama:

Bildiğiniz gibi, birkaç yıl önce Vergi Barışından istifade eden bir Türk vatandaşı, ülkeye 5 milyar dolar getirmiş ve % 2 vergi ödeyerek parasını aklamıştı.

5.000.000.000 X 1.8 = 9.000.000.000.- TL

(Eski parayla 9 katrilyon lira!)

Ayda 1.000 lira kazanan bir emekçi, hiç yemeden içmeden bu parayı biriktirmeye kalksa, bunun için 750.000 yıl çalışması gerekiyor.

750.000 yıl!

İnsafınız kurusun be!

“Aklını kullanmak zorunda olan biri” için, bunda bir terslik yok mu?


Son on yıllık Müslüman(!) AKP döneminde dolar milyarderi sayımız 6’dan 36’ya yükseldi.

Peki fakirlik?

“Sandık”a bakarsanız, fakirlik giderek artarken, dindar sayımız da aynı oranda artmış olmalı.

Bunda bir gariplik yok mu?!.

Peki, bu bir alın yazısı mı, bir kader mi? (Bunu gelecek çalışmada irdeleyeceğiz.)

Yoksa her şeyin açıklaması Yunus Suresinin 100. ayetinde mi yatıyor?


Kuran doğru söylüyor!

Allah herkesin rızkını veriyor ama yukarıdaki hesaplamada da gördüğünüz gibi, bu rızk birileri tarafından gasp edilip stoklandığı için, nüfusun ezici çoğunluğu bu fakir gibi gelecek kaygısıyla yaşamaktan başka çare bulamıyor.

Peki, çare ne?

Bu insafsızlığa, bu vicdansızlığa, bu namussuzluğa yol açan kapitalizmden bir an önce kurtulmak.

Peki, bunun için ne gerekiyor?

E, Yunus 100 tabii.

Allah’a emanet olun…

Hiç yorum yok: