Yeni CHP'nin 2011 Mayıs'ında oluşturduğu Anayasa Taslağı
daha "Başlangıç" bölümünde "Çağdaşlaşma" ilkesine
oturtuluyor. "Atatürk'ün hedefi" olarak vurgulanan
"Çağdaşlaşma", gerçekte liberalizmin tezleri olarak ayrıntılı
yazılmış.
Yeni CHP 'Türk Milleti'ni siliyor
Yine "Başlangıç" bölümünde, "Tasada ve
kıvançta ortaklık ve bir arada yaşama arzusuna dayalı Ulus anlayışı"nın
vurgulanması isteniyor. Demek ki, Yeni CHP'nin ulus anlayışı, "Türkiye
Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir" devrimci
tanımından kopartılmış ve "Bir arada yaşama arzusu" temeline
oturtulmuş. "Tasada ve kıvançta ortaklık" ve "Bir arada yaşama
arzusu" Ortaçağ kurumlarında, örneğin aşiretlerde de sağlanabilir. Ortaçağ
imparatorluklarında da şöyle ya da böyle sağlanmıştır. Ama bu kavramlar
"Ulus" olmaya temel olamaz. Türkiye halkı devrimle Cumhuriyeti
kurduğu için millet düzeyine yükselmiştir. Yeni CHP'nin Anayasa Taslağı
Türkiye'nin "Dil, din, ırk, etnik köken bakımından çeşitliliğe ve
zenginliğe sahip olmasını dikkate almak" safsatasıyla, bu ulus tanımından
vazgeçmektedir. Onun toplumumuzla ilgili gerçek ve samimi tanımı "Türkiye
Cumhuriyeti halkı"dır.
Ulus gerçeğini silen taslak, böylece etnik ve dinsel
bölücülüğün zirvesine tırmanmaktadır. Daha doğrusu bu temelde bölünmüş
Türkiye'ye temel yasa olarak giydirilmek isteniyor.
Özerklikten federasyona kadar
Taslak "Türk Milleti"ni sildiği için, özünde
Türkiye Cumhuriyeti'ni de reddetmektedir. Cumhuriyeti kurma misyonunu üstlenmiş
bir millet yoksa, ortada Cumhuriyet de yoktur. Yeni CHP'nin Anayasa Taslağı bu
yönüyle de çökertilmiş Cumhuriyetin'in temel hukuk metni olarak düşünülmüş ve
hazırlanmıştır. Aslında "Çoğulculuk" esaslı hazırlandığı ileri
sürülen ve "Yerel Yönetim Reformu"nun hayata geçirileceğini ifade
eden CHP Anayasası'na, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu açıklık getirmiştir:
"Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na koyulan çekinceleri
kaldıracağız." (23 Mayıs 2011) Böylece Türkiye Cumhuriyeti'nin temel
devlet biçimi olan üniter devlet de tartışmaya açılmaktadır.
Böyle bir devletin yurttaşı olmak içinse, "Hak eşitliği
ve bir arada yaşama arzusuna dayanan hukuksal bağ" yeterlidir. Millet ve
Cumhuriyet ortadan kalktıktan sonra, bunlara dayanan hak ve ödevlerle donanmış
yurttaş kavramı da kaybolmaktadır.
Özetle; Yeni CHP'nin Anayasa Taslağı, özerklikten
federasyona kadar uzanan yeni bir devlet yapılanması tanımlıyor.
BOP Eşbaşkanlığı’nın "Laikliği"
Taslak laiklik maddesine de Tayyip Erdoğanların tanımıyla
başlamaktadır: "Din ve vicdan özgürlüğü yeniden kaleme alınmalı... Bu
hüküm, 'devletin dinler karşısında tarafsızlığı, inanç çoğulculuğu ve devletin
dinsel baskıyı engelleme yükümlülüğü göz önüne alınarak' düzenlenmelidir."
"Din özgürlüğü", "İnanç çoğulculuğu" vb.
herşey var. Ama bir tek laikliğin gerçek tanımı olan "Din ve dünya
işlerinin birbirinden ayrılması" yok. Vurgu Ortaçağ kurumlarının
özgürlüğüne. Maddenin son cümleleri arasına lütfen, "Devletin temel
düzenini dine dayandırma yasağı korunmalıdır" ifadesi sıkıştırılmış.
Anadilde eğitim
Bu temel özelliklerinin yanı sıra Taslak olağanüstü
"özgürlükçü"! "Kadın-erkek eşitliğine" defalarca yapılan
vurgulardan, "Değişik din ve mezheplere mensup yurttaşların
haklarına"; "Dinsel çoğulculuk"tan, "İbadethane
statüsüne"; askerlik hizmetinde "vicdani red"den anadilde eğitim
hakkına kadar, taslağın her sayfasından "özgürlük" fışkırıyor.
Haksızlık etmeyelim, taslakta "Anadilde eğitim"den söz edilmiyor. Sadece,
devletin, "Kişinin kendini geliştirme yönündeki haklarının kullanılmasına
uygun ortamı sağlama yükümlülüğüne" vurgu yapılıyor. CHP Milletvekili
Şükrü Elekdağ ise, partilerinin "Anadilde eğitimi" savunduğunu
belirterek bu ifadeye açıklık kazandırıyor. (Milliyet, 26 Mayıs 2011)
CHP'nin taslağı Cumhuriyet Devriminin en temel değerlerini
yadsıyarak, bırakın çağdaşlaşmayı, Türkiye’yi en az yüz yıl geriye götürüyor.
Yeni CHP'nin Anayasa Taslağı sinsice hazırlanmış. Taslağın
esas vurguları burada altını çizdiğim konular olmakla birlikte, satır
aralarında yer yer Atatürk, Cumhuriyet, ulus gibi değerlere yer verilmiş.
Dikkatli okunduğu zaman, bu değerlerin CHP tabanını aldatmak için kullanıldığı,
gerçekte ise içlerinin boşaltıldığı hemen anlaşılmaktadır.
Yedek lastik görevi
Taslak yeni Anayasa yapımı için aşağıdaki yöntemi
önermektedir:
"Yeni Anayasa, yalnızca Anayasa yapımı ile görevli bir
Anayasa Meclisi tarafından yapılmalıdır. Bu Meclisin oluşumunda baraj
olmamalı... Siyasi partilerin adil temsili sağlanmalıdır. Anayasa Meclisi’ne
STK’ların, meslek kuruluşlarının, sendikaların, öğretim üyeleri ile
öğrencilerin katılımı sağlanmalıdır."
Yeni CHP yukarıda tanımladığı Anayasa Meclisi'yle, BOP
Eşbaşkanlığı diktasını birbirine karıştırmış olacak ki, Uzlaşma Komisyonu'na
balıklama atladı. Yeni CHP'nin bugün AKP’nin Anayasa girişimine koşulsuz olarak
katılması bile bu partinin Bölünme Anayasası'nda figüran rolü üstlendiğini
kanıtlamaktadır.
BOP Eşbaşkanlığı diktası, AKP'nin söyleyemediklerini CHP'ye
söyletiyor. CHP bu yolla iktidar olacağını hayal ededursun, öte yandan ABD,
AKP'yi iktidara oturtarak, uygulamayı ona yaptırıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder