25 Kas 2012

Solun saklı kahramanları


Berlin duvarının yıkılmasından sonra sosyalizmin sonunun geldiğine ve kapitalizmin ilelebet payidar olacağına inanların sayısında müthiş bir artış gözlenmişti. Ama kapitalizmin yaşadığı krizin bedelini ağır biçimde ödeyen toplumlar, bu yargının doğru olmadığı sonucuna tez elden vardılar. Yoksulluktan, güvencesiz bir yaşamdan kurtulmanın yolunun sosyalist çizgide gelişebileceğine inanmaya başlayan Avrupanın sağ iktidarları, programlarını solun sosyal ve ekonomik motifleri ile donatmaya başladılar. Ülkemizin yaşadığı işsizlik, gelir dağılımdaki büyüyen dengesizlik, artan iç ve dış borç yükü, hep uygulanan neo-liberal ekonomik politikaların ürünüdür. Halkın, 29 Ekim’de Cumhuriyetin kuruluşunun alternatif kutlama programına yoğun katılımı sadece yok edilmek istenen cumhuriyeti sahiplenmek olarak algılanmamalıdır. Bu yoğun katılımın önemli bir nedeni de halkın yaşadığı yoğun ekonomik baskılara açık öfkesidir.
Sol düşüncenin siyasal ortamda egemenliği ve başarısı bu gergefi işleyecek bilinçli ve birikimli kadroların ve bireylerin varlığına bağlıdır. Bu bilinçli bireyler kolay yetişmiyor, yetişenlere de siyasal ortamda, dar kadroculuk anlayışı nedeni ile, olanak tanınmıyor. Bunlardan biri özverili çalışmalarına yakından tanık olduğum ve Hollanda’da yaşayan bilim adamı ve aktivist Cezmi Doğaner’dir. Sayın Doğaner, Türkiye’de bulunduğu yıllarda Türkiye Milli Gençlik Teşkilatının Adana Bölge Başkanlığını yapmış, CHP’de her kademede görev almış, Avrupa’da Halkçı Devrimci Federasyon HDF’de yöneticilik yapmış, Hollanda Sosyal Demokrat Dernekler DSDF’nin kurucu başkanı olmuş, Sosyalist Enternasyonel’de Avrupa Sosyal Demokrat Partisi’nin (PES) delegesi olmuş ve halen Hollanda Sosyal Demokrat Eylem Platformu Başkanlığını yürüten eylem içinde olgunlaşmış bir öğretim üyesidir.
Avrupa solu içinde, Türklerin bilinçlenmesi ve örgütlenmesi için uzun yıllar çaba vermiş Doğaner, ülkemize geldiği zamanlarda, tüm engellemelere rağmen, partili partisiz yurtşların sol bilinç kazanması için seminerler düzenlemekte, konuşmalar yapmaktadır. En son Adana’da düzenlediği Cumhuriyet ve Kadın konulu toplantıda kadınlarımıza Cumhuriyetin erdemini ve kadınınların bu alanda ki sorumluluklarını anlatmıştır.
Bizde siyaset kısır döngüler içinde, dar bir kadronun tekelinde yürütülen bir uğraş niteliğini kazanmıştır. Kadroları genişletmek, üye profilini parti ideolojisi çizgisinde geliştirmek, sıcak bakılan konular olmamıştır. Oysa, özellikle sol partilerin, parti programlarını oluştururken bilinçili ve özverili katılımcılara ihtiyacı büyüktür. “Hiçbir kadın kendinden daha güzel bir kadınla sokağa çıkmaz” diye bir deyiş vardır. Politikada da yönetimdekiler kendilerini gölgede bırakacak, kendilerinden üstün insanların politikada etkili olmasını istemez ve onlara elinden geldiğince engel olur.
Özellikle CHP’nin başarısızlığının altında yatan en önemli neden bu politik kıskançlıktır. Siyasetin kapıları düşünce üretenlere açılmadıkça halk yararına sosyo-ekonomik politikalar üretilemeyecek ve halkın yoksulluğu sürüp gidecektir.

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Kasım 2012 22:50

Hiç yorum yok: